19 Temmuz 2008 Cumartesi

Çalışanlara KEY ödemesi

Başbakan Erdoğan çalışanlardan kesilen Konut Edindirme Yardımı 'KEY' ödeneklerinin geri ödeneceğini açıkladı. KEY´ler nasıl ödenecek ve kim ne kadar alacak ¿

Başbakan Erdoğan, Konut Edindirme Yardımı (KEY) kesintilerinin hak sahiplerine geri ödenmeye başlanacağını açıkladı. 6 aylık çalışmanın ardından 6 milyon çalışan bu haktan yararlanacak.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 1987 - 1995 arasında ev sahibi olmayan çalışanların maaşlarından kesilen Konut Edindirme Yardımı´nın (KEY) hak sahiplerine ödeneceğini açıkladı. Erdoğan, dün AKP grup toplantısında zorunlu tasarruf ödemelerinin haziranda sona ereceğini belirterek, çalışanlardan kesilen ve nereye gittiği bile belli olmayan KEY kesintilerini de hükümet olarak hak sahiplerine ödemeyi kararlaştırdıklarını bildirdi.
Erdoğan, 1987´den 1995´e kadar Emlak Bankası´na yatırılan paranın bir kısmının da belli olmadığını söyledi.

1999 yılında KEY hesaplarının tasfiyesine karar verildi. KEY hesaplarında biriken tutarın toplam 395 milyon 730 bin 255 YTL olduğu tahmin ediliyor. Ancak düzenli tutulmadığı için, kimlerin hak sahibi olduğu ve kime ne kadar ödeme yapılacağı kesin olarak bilinemiyor. Erdoğan, yapılan çalışmanın, 1987 - 1995 arasında adlarına KEY yatırılmış yaklaşık 6 milyon çalışanı kapsadığını iletti.
KEY ödemeleri konusunda hazırlanan kanun taslağında, hak sahiplerinin tasfiye halindeki Emlak Bankası Anonim Şirketi´ne bildirimi için 6 aylık süre verildi.

Büyüme tartışması
Bu arada Erdoğan konuşmasında, milli gelirin 5 bin dolara çıkmasıyla verdikleri sözü yerine getirdiklerini belirterek, ekonomik verileri, otomobil, buzdolabı, bulaşık makinesi satışlarını anlattı.
´Büyüme hormonlu´ tartışmaları konusunda da Erdoğan, şunları söyledi:
´Eğer her bir buzdolabı hormonsa ona bir şey diyemem. Bildiğim kadarıyla bunlar doğal hormonlu. Konutta patlama var. Bunlara rağmen büyüme sokağa yansımıyor diyenler var. Kuşkusuz ülkemizde yoksulluk sorunu bitmiştir, böyle bir iddianın içinde olmadık.
İşsizlik sorunu, gelir dağılımı sorunu tabii var. Bunlar, bugünün değil geçmişin sorunu, bunları kucağımızda bulduk. Bunları yavaş yavaş halkımızın tahammül edeceği sınırın üstüne doğru çıkartıyoruz.´

Hiç yorum yok: